TAMAMLAYICI MAL NEDİR? ÖRNEKLEYELİM

Önce ben örneğini vereceğim. Sonrra Rekabet Kurulunun uzunca anlattığı tanımı isteyen okur (:



SORU. Piyasada A ve B gibi iki mal olduğunu ve bunların birbirlerinin tamamlayıcısı olduğunu varsayın. Başlangıçta her iki malın piyasası da dengede iken B malının üretim maliyetlerinde bir artış olduğunda bunun iki piyasayı da nasıl etkileyeceğini ve yeni denge durumunun özelliklerini grafik üzerinde gösterin.


Tamamlayıcı mallardan biri olmadan diğeri kullanılamaz. Örnek olarak bilgisayar ve klavye üzerinden gideceğim.

A: Bilgisayar
B: Klavye

1- Klavye (B) için; için; maliyet arttığında fiyatlar artar, talep azalır ve sola shift eder. Yeni denge noktası oluşur (X1’den X2’ye kayma) Aşağıdaki grafikte değişimleri ve yeni denge noktasını görebilirsiniz.


TAMAMLAYICI MAL NEDİR?

2- Bilgisayar (A) için; bilgisayar fiyatlarında değişme olmasa da; daha az klavye kullanmaya başlayan kullanıcılar bilgisayarlarını yenileme oranlarını düşürürler; yeni alacak olan kullanıcılar da klavyenin pahalılıgından sikayet ederler. Dolayısıy bilgisayara olan talep düşer. Denge X1’den X2’ye kayar. Aşağıdaki grafikte değişimleri ve yeni denge noktasını görebilirsiniz.


TAMAMLAYICI MAL NEDİR?

Olmadı mı? Buyrun (:

      Tamamlayıcı mal kavramı, birinin kullanımı diğerinin kullanımını da gerekli kılan veya birlikte kullanımından daha fazla fayda sağlanılan malları ifade eder. Bu çerçevede tamamlayıcılık ilişkisi zorunlu olabileceği gibi ihtiyari (isteğe bağlı) de olabilir. Otomobil ve akaryakıt arasındaki tamamlayıcılık ilişkisi zorunlu, çay ve şeker arasındaki tamamlayıcılık ilişkisi ise ihtiyaridir. Tamamlayıcı malları teknik olarak, çapraz fiyat esnekliği negatif işaretli ve sıfırdan büyük olan mallar şeklinde tanımlamak da mümkündür. Tamamlayıcı mallar rekabet sürecini iki boyutta etkilemektedir. Bu boyutlardan birisi, tamamlayıcı mallar piyasalarındaki rekabet koşullarının kaynak tahsisi açısından yarattığı sonuçlar ile ilgilidir. İkinci boyut ise firmaların tamamlayıcı mallar konusunda izledikleri stratejilerin rekabet süreci üzerindeki etkileriyle ilişkilidir. Bu boyutlara değinmeden önce, tamamlayıcı malların ne ölçüde yaygın olduğu konusuna kısaca değinmek yararlı olacaktır.
      Tamamlayıcılık ilişkisi nihai mallar (son tüketim malları veya yatırım malları) arasında olabileceği gibi, bir nihai mal ve bir ara malı arasında veya sadece ara malları arasında da olabilmektedir. Bu durumda tamamlayıcı mallara hem tüketim ve yatırım malı piyasalarında, hem de ara malı piyasalarında rastlamak mümkündür. Diğer bir ifadeyle tamamlayıcı mallar toplam mal ve hizmetler içinde ilk bakışta sanıldığından daha büyük bir yer işgal etmektedir. Diğer taraftan tamamlayıcılık ilişkisi sadece iki mal arasında olmayabilir. Bazı hallerde onlarca veya binlerce mal arasında tamamlayıcılık ilişkisi söz konusu olabilir. Tamamlayıcılık ilişkisi teknolojik olarak kaçınılmaz bir ilişki olabileceği gibi, zevke bağlı veya suni olarak oluşturulmuş bir ilişki de olabilir. Bu çerçevede kalıcı veya geçici tamamlayıcılık ilişkilerinden söz etmek mümkündür.
      Tamamlayıcı mallardan birisindeki bir rekabet zafiyetinin yarattığı kaynak tahsisi bozukluğu, diğer mal piyasasında da kaynak tahsisinde önemli bozukluklara neden olabilecektir. Örneğin bir ülkede işleyebilir rekabet koşullarında 500 bin otomobil üretilirken, akaryakıt piyasasında etkin bir kartel oluşturulması sonucunda fiyatlar önemli ölçüde arttırıldığı için otomobil talebi 400 bine inebilir. Böyle bir durumun toplumsal refah üzerine etkisi otomobil piyasasında bir tekelleşmenin olmasından daha ağır olabilir. Çünkü akaryakıt fiyatlarının artması sonucunda gerçekleşen talep kaymasının hem tüketici artığında hem de üretici artığında yarattığı toplam azalma, bu piyasada tekel oluşması durumunda toplam artıkta ortaya çıkabilecek azalmadan daha fazla olabilir. Ayrıca yayılma etkisi ile bu etkilerin alt ve üst piyasalarda da en uygun kaynak tahsisinden sapmalara neden olması ve refah kayıpları yaratması da mümkündür.  Bu tespit, tamamlayıcı mallar piyasalarında ortaya çıkabilecek rekabet ihlâllerine daha fazla duyarlı olunması gerektiğini ima etmektedir. Tamamlayıcı mallar piyasalarının mutlak değer olarak çok büyük boyutlu olması (otomobil ve akaryakıtta olduğu gibi) bu piyasaların rekabet politikaları açısından önemini daha da arttırmaktadır.
      Tamamlayıcı mallardan birisinde ortaya çıkabilecek bir fiyat artışı diğer piyasada talebi azaltarak (sola kaydırarak)  fiyatın rekabet koşullarından bağımsız olarak düşmesine neden olabilmektedir. Bu durum, bazı hallerde böyle bir piyasada faaliyet gösteren oyuncuların, kendi aralarındaki rekabetten çok tamamlayıcı mallar piyasasındaki gelişmelere odaklanmaları sonucunu doğurabilmektedir. Örneğin otomobil üreticilerin akaryakıt fiyatlarındaki artışlar nedeniyle daha küçük ve daha az yakıt tüketen araçlara yönelmeleri, kendi aralarındaki rekabetin bir sonucu olmaktan çok, tamamlayıcı mallar piyasasından gelen sinyallere tüm oyuncuların verdiği ortak bir cevap niteliğindedir. 
      Tamamlayıcı mallardan birisinin talebindeki bir gelişme, diğerini de doğrudan etkilemektedir. Burada tamamlayıcı mallardan birisi belirleyici olabileceği gibi, ikisi de belirleyici olabilmektedir. Genellikle nihai malların talebindeki artış, ara malı niteliğindeki malın talebini tetiklemekte, tersi ise söz konusu olmamakta veya daha düşük oranlarda ortaya çıkmaktadır (otomobil-akaryakıt ilişkisinde olduğu gibi). Nihai mallar arasındaki tamamlayıcılık ilişkisinde de çift yönlü veya tek yönlü etkileşim söz konusu olabilmektedir.
      Kompleks mal olarak adlandırılan bazı malların talebi (örneğin konut) çok sayıda tamamlayıcı malın talebinde de önemli artışlara neden olabilmektedir. Günümüz tüketim kalıpları çok sayıda malı tamamlayıcılık ilişkisi içine sokan karmaşık mal veya hizmet kavramının giderek önem kazanmasına neden olmaktadır. Örneğin turizm talebindeki artış, çok sayıda tamamlayıcı mal ve hizmet talebinin aynı anda artmasına imkân vermektedir. Bu durum firmaların tamamlayıcı mallara dayalı çeşitli stratejiler geliştirmesine imkân vermektedir.
      Firmaların tamamlayıcı mallar konusundaki stratejilerini üç ana eksende değerlendirmek mümkündür:
      -Bunlardan birincisi, aslında her birisi bağımsız veya bireysel mal niteliğinde olan malları, bazı yöntemlerle yapay tamamlayıcı mallar haline dönüştürerek üretmektir. Bu üretim, bir grup malın belli bir marka adı altında fason imalat şeklinde ürettirilmesi biçiminde olmaktadır. Örneğin, bir beyaz eşya üreticisi, her birisi bağımsız bir mal olan ve zorunlu tamamlayıcılık ilişkisi içinde olmayan buzdolabı, bulaşık makinesi, fırın, çeşitli mutfak eşyaları, (terazi, çırpıcı vs.), çamaşır makinesi gibi çok sayıda malı belli bir marka ve dizayn birliği sağlayarak hep birlikte üretip veya fason olarak ürettirip pazarlayabilmektedir. Burada bazı suni yöntemlerle tamamlayıcılık özelliği göstermeyen malları birlikte talep edilen mallar haline dönüştürmek söz konusudur. Bu dönüşümde müşteriye bir baskı yapılması yoluna gidilmemektedir. Sadece müşterilerin bu malları birlikte tercih etmesini kolaylaştıran ve teşvik eden bazı uygulamalar (dizayn birliği, pazarlama ve bakım birliği ve kolaylığı) söz konusudur. Bu durumun bu tür tamamlayıcılık ilişkisinin, ilgili piyasalar açısından bir giriş engeli yarattığı açıktır. Bu stratejinin çapraz sübvansiyon yapılmasını ve bazı firmaları dışlayıcı eylemlere başvurulmasını kolaylaştırıcı bir etki yarattığı da muhakkaktır. Ayrıca bu stratejinin mal farklılaştırmasına dayalı pazar gücünü arttırıcı etkileri olduğu da görülmektedir. Ancak bu stratejilerin tüketicilere de bazı avantajlar  sağladığı ve bu şekilde onların tercihlerini olumlu yönde etkileyen sonuçlar doğurduğu da söylenebilir. Bu tür uygulamaların beyaz eşya yanında kahverengi eşya, diğer ev eşyaları, hazır giyim, turizm piyasalarında da yaygın olduğu söylenebilir.
      -Tamamlayıcı mallarla ilgili ikinci strateji her firmanın kendi ürettiği malın tamamlayıcı malını çok özel hale getirerek kendisinin üretmesidir. Burada standart tamamlayıcı mal kullanımına teknik bir sınırlama veya zorluk getirerek veya kendi ürettiği tamamlayıcı mala suni bir üstünlük kazandırarak tamamlayıcı mal piyasasına girişin zorlaştırılması söz konusudur. Mal farklılaştırması imkânının olduğu durumlarda bu tür stratejilerin piyasada hâkim konumda olmayan firmalar tarafından gerçekleştirilmesi de mümkün olabilmektedir.
    -Tamamlayıcı mallar konusundaki üçüncü uygulama da geçmişte bağımsız tamamlayıcı mal niteliğinde olan malların ürün grubu mal veya karmaşık mal olarak adlandırabileceğimiz tek bir mal haline dönüştürülmesidir. Bu durum bazı tüketim malları piyasalarında görüldüğü gibi (örneğin turizm) yatırım malları piyasalarında da yaygın bir biçimde görülmektedir. Anahtar teslimi fabrika yapımı uygulamaları fabrika yapımında kullanılan tamamlayıcı yatırım mallarının tek bir karmaşık mal haline dönüşmesine yol açmıştır. Böyle bir uygulamanın çok sayıda bireysel mal piyasasını kısmen ortadan kaldırarak, piyasa dışı dikey ilişkilerin yoğun olduğu bağımlı piyasalar haline dönüştürdüğü açıktır.
      Yukarıda belirtilen stratejiler çerçevesinde tamamlayıcı mallar, markaya dayalı rekabetin önemli dinamiklerinden birisini oluşturmaktadır. Tamamlayıcı mallara yönelme, piyasa dışı dikey ilişkilerin egemen olduğu fason imalat piyasalarının gelişmesinde de önemli bir rol oynamıştır. Bu bağlamda tamamlayıcı mallara yönelme, firmaların daha esnek bir yapıya kavuşmasını da kolaylaştırıcı etkiler yaratmaktadır.
      Tamamlayıcı mallar olgusu, gerek piyasa yapısını, gerekse firma yapısını ve böylece rekabet sürecini çok yönlü etkileyen bir olgu olarak önem kazanmaktadır. Tamamlayıcı mallar, firmaların hem rekabet gücünü hem de pazar gücünü etkileyen çeşitli strateji ve uygulamalara neden olmaktadır. Tüm bu nedenlerle tamamlayıcı mallar konusu, rekabet literatüründe daha fazla bir yer almayı hak etmektedir. Tabi ki linkini verecegim 

Daha Fazlası İçin (Bkz: İşletme Ekonomisi)

No comments:

Post a Comment